Şantaja boyun eğmeyiz

Başbakan Erdoğan, açlık grevleriyle ilgili sert konuştu: Sizin söylemenizle, bu tür eylem yapmanızla terörist başını çıkartıp evine göndermeyiz. Yok böyle şey.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın durumu ve idam cezasıyla ilgili sert mesajlar verdi. 3 Kasım 2002 seçimlerinin yıl dönümüne rastlayan partisinin Kızılcahamam’daki 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Erdoğan’ın açıklamaları özetle şöyle:

 

 

VATANDAŞ İDAM İSTİYOR
 (Cezaevlerindeki eylemleri hatırlatarak) Bunu bize şantaja dönüştürmeyin. Biz sizin söylemenizle, bu tür eylemi yapmanızla terörist başını oradan çıkartıp evine göndermeyiz. Yok böyle bir şey. Bu ülkede on binlerce insanın ölümüne vesile olan terörist başına idam verilmiştir ama bu ülke, birilerinin baskılarıyla idamı dahi kaldırmıştır. İdamı kaldırmak suretiyle şu anda İmralı’da yatmaktadır.
Şu anda birçok insanımız kamuoyu araştırmalarında ‘İdam yeniden gelsin’ diyor, bunu biliyor musunuz? Niye? Çünkü öldürülen onun yakınlarıdır. Diğerleri kebap partilerinde gününü gün ediyor. Devletin bu tür öldürülen insanları, onların yakınlarını, aslında tasarruf hakkını biz kullanamayız ama yıllardır bu konuda devlet af yetkisi kullanmıştır. Devletin böyle bir hakkı olamaz ki.

 

ÖLÜM ORUCU TUTAN YOK
 Terörist başıyla ailesi ve yakınları istediği sürece görüşmeye devam edebilirler. Herhangi bir engel yoktur. Ama avukatlar noktasında onu bir kenara koyacağız.
Şu an ölüm orucu tutan yok. Ama bugün hala bazı köşe yazarları bakıyorsunuz ‘İki tane ölüm orucu tutan var’ diyor. Niye yalan söylüyorsunuz? Zaten sıkıntı medyadaki bu çift yüzlü davrananlardır. Bunlar dağ ile müşterek hareket ediyorlar. Sorulduğu zaman da şöyle köşe yazarı, böyle köşe yazarı.
Kürt kardeşlerime sesleniyorum: Lütfen insanlıktan nasibini almamış olan bu bölücü terör örgütüyle aranıza duvar örün.

 

 

Taksim’de neler olduğunu bilirim
Erdoğan, konuşmasında Taksim Projesi’ne de değindi, karşı çıkanları eleştirdi: Biz herkesin daha huzurlu bir şekilde Taksim Meydanı’na çıkabilmesinin önünü açıyoruz be hey gafiller. Biraz kendinize gelin. Ben doğma büyüme Kasımpaşalıyım. Taksim’in çilesini bilirim. O Taksim’de neler olduğunu bilirim. Biz bunu düzeltmenin çabası içindeyiz. Bunların böyle bir derdi yok.

 

 

Kürsüden indi şehit evine gitti
AK Parti ‘nin Kızılcahamam kampında 2 saat 17 dakika kürsüde kalan Erdoğan, ardından 16 Haziran 2012’de İstanbul’da uğradığı silahlı saldırıda şehit düşen polis memuru Zekeriya Yurdakul’un ailesini ziyaret etti. Baba Hayrettin Yurdakul’a taziyelerini ileten Erdoğan’a kızı Sümeyye Erdoğan da eşlik etti.

 

 

3 Kasım’da gerçek cumhuriyetçiler geldi
Konuşmasında olaylı 29 Ekim yürüyüşüne de değinen Erdoğan, CHP’ye yüklendi:
Milli Şef zannediyordu ki çok partili hayata geçilirken de vesayet  yönetimini sürdürecek. CHP’ye kalsa Türkiye hala Milli Şef despotizmiyle yönetiliyor olurdu. CHP yöneticileri 1950’li yıllar boyunca Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katılmamıştı. Bunlar sadece kendilerine ait olmayan, bütün milletin sahiplendiği bir Cumhuriyet Bayramı kutlamasına tahammül edemiyorlar. Hatta bu tahammülsüzlük 1957’de Gaziantep’te, belediye önündeki Türk Bayrağı’nın indirilip CHP bayrağı çekmeye kadar varmıştır.
(CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı’nın sözlerine atıf yaparak) Devletin ve cumhuriyetin bekçiye ihtiyacı yoktur. Milletin mürebbiyeye, dadıya ihtiyacı yoktur. Bu aziz millet kendi cumhuriyetini, kendi devletini koruyabilecek iradeye, güce sahiptir.
Cumhuru hor gören, cumhuriyet istismarcıları gitti, cumhuru kucaklayan, onu bağrına basan gerçek cumhuriyetçiler geldi.
3 Kasım Türk demokrasisi için milattır.
Zihni bir değişimi milletçe gerçekleştirelim diyoruz. Yargı da, yürütme de, yasama da zihni noktada kendisini değişime tabi tutmalı. ‘Ben yaptım oldu’ ile bu iş olmaz.

 

 

Havada dev ortaklık
Başbakan Erdoğan, Almanya ziyaretinde mevkidaşı Angela Merkel’in çarpıcı bir işbirliği teklifinde bulunduğunu da açıkladı: ‘Merkel, Lufthansa ile THY’yi ortak işletmeciliğe sokalım dedi. ‘Tamam’ dedik. Bizim de projelerimizin içinde var. THY ile Lufthansa böyle bir adım atacak.’
Erdoğan, Akdeniz’in 250 metre derinliğinden askıda borularla KKTC’ye su taşınacağını hatırlatarak, yakında elektriği de bu yolla ileteceklerini vurguladı. Erdoğan Kıbrıs Rum kesimine de mesaj verdi: ‘Susuz kaldığınızda size su verebiliriz, elektriksiz kaldığınızda elektrik verebiliriz. Doğrusu üzülüyoruz tankerlerle falan su getiriyorlar, paslı paslı su içiyorlar. Bunları da içmemiş olurlar. Tertemiz Anamur suyu içerler.’