Varlık barışı görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’nda başladı. Ancak varlık barışı beraberinde kavga getirdi.
Görüşmeler sırasında iktidar ile muhalefet parti sözcüleri birbirlerini sert sözlerle eleştirdiler.
Yüzde 2 vergi ödeyerek yurtdışındaki para, altın ve dövizin Türkiye’ye getirilmesin amaçlayan tasarının görüşülmesi sırasında PKK’lılara sigorta yapıldığı iddiaları ortalığı karıştırdı. CHP’li Selçuk Ayhan, “PKK’lıların dağda geçen sürelerini emeklilik için yarın borçlanmaya sayacak mısınız, böyle bir taahhüdünüz var mı? Çünkü yarın ‘Bu yok’ deseniz de Sayın Başbakan altı ay önce ne diyordu? ‘Dağdakilerle öpüşenlerin dokunulmazlığı kaldırılsın, idam geri gelsin’ diyordu. PKK’yla yan yana, bütün her şeyi birlikte çözüyorsunuz. Böyle bir şey olabilir mi?” diye sordu.
Söz alan MHP’li Mustafa Kalaycı, “Emeklilikte yaşı bekleyenlerin ve staj mağdurlarının feryatlarına duyarsız kalan AKP hükümetinin, hiçbir haklı gerekçesi olmayan ve birçoğu PKK’lı olduğu söylenen gizli tanıkları bu tasarıda genel sağlık sigortası kapsamına alması düşündürücüdür. Hükûmet tasarısında yer alan bu düzenleme itirazlarımız üzerine komisyonda tasarıdan çıkartılmıştır” sözlerini kullandı.
Bunun üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, söz aldı. Çelik eleştirileri şu şekilde cevaplandırdı:
“Defalarca bütün yetkililer tarafından ifade edildi, Türkiye terör belasından kurtulmak, bu kan ve kin arasında sıkışmış durumdan çıkmak, kardeşlik hukukunun tekrar tesisi, birliğimizin, beraberliğimizin güçlenmesi konusunda bir irade ortaya konulmuş ve bir mesafe alınıyor. ‘Efendim, dağdakiler, bayırdakiler, bunların geleceğe dönük sosyal güvenlikle ilgili bir taahhüdünüz…’ gibi bir ifade kullanıldı. Ben bunu, hiçbir Türkiye Cumhuriyeti hükümetine, hiçbir bakanına, hiçbir uygulamasıyla bağdaşmayacak alçaklık olarak değerlendiriyorum. Onun için, böyle bir suçlamayı, böyle bir yakıştırmayı cumhuriyet hükûmetlerinin hiçbirisine yapmak doğru değildir diye özellikle belirtiyorum.”