‘Doğal, bitkisel’ diye satılıyor, bu uyuşturucu madde uzmanları korkutuyor.
Psikiyatrik hastalıkların tedavisi konusunda Türkiye’de düzenlenen en geniş kapsamlı kongre olan “Uluslararası Psikofarmakoloji Kongresi”nin 5’incisi geçtiğimiz günlerdeAntalya’da gerçekleşti.
DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN DİKKAT
Prof. Dr. İlhan Yargıç “Bu kullanıcıların birçoğu, hiperaktivite tanısı alabilecek kişilerdir. Çünkü o durumdaki çocuklarda gençlerde dürtüsellik çok fazladır ve gerek ülkemizde gerek dünyada pek çok araştırma dikkat göstermiştir ki bu dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan kişiler de madde kullanımı ve bağımlılığı vardır. Yani bu insanlar dürtüsel olduğu, kolay risk aldığı için kolaylıkla deneyebiliyor ve denedikten sonra bu dikkat bozukluğu hiperaktiviteye neden olan sinir sistemlerindeki problem aynı zamanda onların bağımlı olmasını da kolaylaştırıyor. Her kullanıcı bağımlı olmuyor bunlar dolayısıyla hem deneme açısından risk altında hem denedikten sonra bağımlı olma potansiyelleri çok fazla.”
32 BİN LİSE ÖĞRENCİSİNE BAĞIMLILIK ARAŞTIRMASI
Sosyal Psikiyatri Amerikan Derneği Başkanı ve eski Amerikan Ortopsikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Andres Pumeirega, 2010 yılında meslektaşları ile birlikte İstanbul’da 32 bin lise öğrencisi üzerinde yaptıkları “intihar düşüncesi ve kimyasal madde bağımlılığı” konusundaki istatistiksel çalışmada, ABD kadar olmasa da Türkiye’de de uyuşturucu bağımlılığının tehlikeli seviyelere ulaştığının ortaya çıktığını söyledi. Pumeirega, öğrencilerin yüzde 30’unun alkol, yüzde 40’ının sigara ve yüzde 13’ünün bağımlılık yapıcı kanun dışı madde kullandıklarının tespit edildiğini söyledi. Prof. Dr. Pumeirega, “Kullanılan madde oranları ABD’deki kadar yüksek değil ama İstanbul’daki değişime işaret ediyordu. Alkol kullanım oranı yüzde 30, sigara yüzde 40, bağımlılık yapıcı kanun dışı esrar da dahil yüzde 13’e kadar çıkıyordu. Birden çok madde kullanan gençler var. Bunlara yönelik alınacak önlemler var. Giriş maddeleri dediğimiz sigara ve alkol kullanan gençler için koruyucu girişimler, planlamalar düzenlenmeli. Aynı zamanda bu bilgiler üzerinde intihar düşüncesini araştırdık. Bundan da ortaya çıkan sonuçlar aslında kimyasal madde bağımlılığıyla ilgiliydi. Bununla ilgili de benzer programlar geliştirilebilir. Depresyon gibi psikiyatrik sorunlarla ilgili şikayetler, sosyal risk faktörleri. İntihar düşüncesi araştırmasında bu düşünceye sebep olan faktörler arasında göç, kimyasal madde kullanımı da önemli faktörlerden birisiydi. Burada önemli olan intihar düşüncesinin risk faktörleri ve kimyasal madde bağımlığı arasındaki benzer faktörlerin azaltılabileceğinin ortaya çıkmasıydı” diye konuştu.