Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, paralel yapılanmayla mücadele konusunda herkesin gelecek günlerde ne olacağını göreceğini belirtti.
İşler, Cumhurbaşkanı adayının da Mayısta netleşeceğini kaydetti.
Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili, “Başbakanımız Cumhurbaşkanı olduğu takdirde bir başbakan görevi üstlenecek. Cumhurbaşkanımızın milletvekili olmaması hasebiyle hemen bu görevi üstlenmesinin söz konusu olmayacağını düşünüyorum” ifadesini kullandı.
İşler, Kanal 7‘de yayınlanan “Başkent Kulisi” programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın gelecek günlerde kararını vereceğini, cumhurbaşkanlığına aday olduğu takdirde halktan büyük bir destek alacağını dile getiren İşler, ilk turda yüzde 50’nin üzerinde oyla seçileceğini düşündüğünü söyledi.
CUMHURBAŞKANI HEMEN BAŞBAKAN OLAMAZ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın aday olup seçilmesi halinde kimin başbakan olacağıyla ilgili ise İşler, şunları kaydetti:
“Yol haritası yapılacak görüşmelerle ortaya çıkacak. Görüşmeler yapılmadı, önümüzdeki haftalarda yapılacak, yapıldıktan sonra yol haritası seçilecek. Başbakanımız, Cumhurbaşkanı olduğu takdirde bir Başbakan görevi üstlenecek. Cumhurbaşkanımızın milletvekili olmaması hasebiyle hemen bu görevi üstlenmesinin söz konusu olmayacağını düşünüyorum. Teknik olarak mümkün değil.
ÖNÜMÜZDE İKİ YOL VAR
Önümüzde iki yol var. Ya Bayburt modeli veya ara seçim modeliyle gerçekleştirilebilir. Orada bile iki ayın üzerinde bir zamana ihtiyaç var. Ya da erken genel kongreyle Abdullah Gül Bey tekrar siyasete dönmek ister aday olursa parti genel başkanlığına bu da mümkün. Ama bunların hepsi Başbakanımızla Cumhurbaşkanımız arasındaki görüşmelerde öğrenilecek.”
İşler, erken seçim ihtiyacının olup olmadığına yönelik ise, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan veAk Parti‘nin erken seçime karşı çıktığını hatırlattı. 30 Mart yerel seçimlerindeki tablodan sonra da erken seçimi gerektiren bir tablonun söz konusu olmadığını belirten İşler, AK Parti olarak seçimlerin vaktinde yapılması konusunda bir ilkeleri olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında yaşanan görüş ayrılıklarının sorulması üzerine İşler, bu durumun ileriki dönemde sıkıntı yaratacağına inanmadığını, aralarında kardeşlik hukuku olduğunu, karşılıklı saygı içinde ülkeye hizmet ettiklerini, bundan sonra da edeceklerini söyledi.
Hepimiz faniyiz hepimiz gelip geçiciyiz
“Halk seçtiği için cumhurbaşkanını bir tür rejim değişikliğine ihtiyaç yok mu?” sorusunu İşler, şöyle yanıtladı:
“Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı, parlamentoda seçilen Cumhurbaşkanı yetkileriyle o koltukta oturacak. Bu da fiilen sistem içinde sıkıntılara yol açacak. Ondan sonra da bu konu tartışmalara açılacak. Artık partili cumhurbaşkanı mı olsun, yarı başkanlık mı olsun, başkanlık mı olsun. Ne olacaksa, bu konu parlamenter sisteme devam mı olacak, nedir? Bu konu enine boyuna oturup tartışılması lazım. Bizim sıkıntımız şu: Konuları tartışırken şahıslara indirgiyoruz. Başkanlık ya da yarı başkanlık sistemi değimiz zaman olayı Sayın Başbakanımızın şahsından tartışıyoruz. Özellikle muhalefet partileri konuyu o noktaya indirgediler. Yanlış olan burada. Bugün Tayyip Erdoğan vardır, yarın yoktur. Bugün Abdullah Gül vardır, yarın yoktur. Hepimiz faniyiz, hepimiz gelip geçiciyiz.
Kampanya yapacak ve vaatlerde bulunacak cumhurbaşkanı adayının seçildikten sonra koltuğunda yetkisiz olarak oturmasının mantıken mümkün olmadığını dile getiren İşler, “Bu konuların cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra da çok daha hararetli bir şekilde tartışılacağı kanaatindeyim” dedi.
3 DÖNEMİN ZARURET OLMADIĞI SÜRECİ KALMALI
AK Parti’deki “üç dönem kuralı”nın sürdürülüp sürdürülmeyeceğine yönelik soru üzerine İşler, tüzüklerinde yer alan bu kuralın parti teşkilatlarında şimdiye kadar uygulandığını anımsattı. Kendisinin konuya ilkesel açıdan yaklaştığını, AK Parti’nin bir ilke partisi olduğunu belirten İşler, halka verilen sözlerin yerine getirilmesinin de kendilerini diğer partilerden ayırdığını kaydetti.
Siyasette taze kana, yenilenmeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan İşler, “üç dönem kuralı”nın şu an 70 kişi için geçerli olduğunu, kural kalkmış olsa bile siyasete devam edeceklerin iki elin parmaklarını geçmeyeceğini söyledi.
PARALEL YAPININ ELEMANLARINI PASİFİZE ETTİK
Başbakan Yardımcısı İşler, “Seçim öncesinde bir paralel yapılanma kavramı ortaya çıktı, bu konularda ne yapacaksınız? Elinizde somut veriler var mı” sorusunu yanıtlarken, 17 Aralık ve 25 Aralık operasyonlarının ardından bu yapıyla mücadelenin başladığını, bürokrasi ve idarede gerekli adımların atıldığını söyledi. “HSYK Kanunu’nda değişikliğe gittik, orada bir düzenleme yaptık. Emniyet içerisinde, bürokraside, idare mekanizmasındaki bu yapının elemanlarını pasifize etmiş durumdayız. Yine çalışmalar da devam ediyor” diyen İşler, seçimlerden önce de İçişleri Bakanlığının belli konularda suç duyuruları da olduğunu anımsattı.
‘OPERASYON MU BEKLEYECEĞİZ’
“Paralel yapılanmayla ilgili operasyonlar mı bekleyeceğiz” sorusuna da İşler, “Önümüzdeki günlerde herkes ne olacağını görecek. Şu an devlet kurumları gerekli çalışmaları, hazırlıkları yapıyor. Mesele, yargıya intikal edecek. MİT tırına yapılan operasyonlar bağışlanabilecek operasyonlar değil. Burada kusuru, kastı olan kim varsa yargı önüne çıkarılacak. Milli güvenlikle ilgili ses kayıtlarında da aynı durum söz konusu” yanıtını verdi.
Devlet içinde paralel devlet olmaya gayret edenlerle mücadele ettiklerine işaret eden İşler, “Ama hala kendini cemaat olarak gören, okullarda, dershanelerde hizmet eden, çalışan insanlarla bir alıp veremediğimiz söz konusu olamaz. Biz onları zaten baştan itibaren ayırdık” dedi.
“Bazı belediyeleri kaybetmemize yol açtılar”
“Gülen grubunun seçimlerdeki etkisi nasıl oldu” sorusu üzerine ise İşler, şu ifadeleri kullandı:
“Belli yerlerde etkisi oldu, bunu kimse inkar edemez. Mesela Ankara‘da CHP adayının yüzde 44 civarında olması bu etki olmadan düşünülemezdi diye değerlendiriyorum. Belli yerlerde CHP, MHP ve BDP adaylarının desteklenmesinin kısmen başarılı olduğunu düşünüyorum. Bundan dolayı da bizim bazı yerlerde belediyeleri kaybetmemize yol açtılar. Biz 8-10 ili daha çok daha rahat alabilirdik. Birleşme konusunda paralel yapının da katkısı olduğunu düşünüyorum ama oy oranının artırılması konusunda hiçbir etkisi olmadığı veya çok cüzi bir etkisi olduğu da gayet net bir şekilde ortaya çıktı. Paralel yapının CHP ve MHP ile bu kadar iç içe, kol kola, el ele olması o tabanlarda da çok ciddi rahatsızlıklara yol açtı.”
Fetullah Gülen’in avukatı tarafından kendisine 50 bin liralık tazminat davası açıldığının hatırlatılması üzerine de İşler, açıklamalarında Gülen’e hakaret etmediğini vurguladı.
İslam dinine göre insanların yapıp ettiklerinden sorumlu olduklarına dikkati çeken İşler, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Biz, insan, Müslüman ve birey olarak birilerini sevebiliriz, gönül bağımız olabilir ama bu bizim aklımızı kiraya vermemizi gerektirmez. Biz aklımızı kiraya vermek durumunda değiliz. Eğer insanlar akıllarını kiraya verirse bir takım çıkmazla karşı karşıya kalıyorlar. Talimatla ‘falan partiye oy verin’. Bu, kabul edilebilir bir şey değildir. Bu ne insani ne İslami ne Kuranidir. İnsanların vicdanlarına sorması lazım. Cemaatteki kardeşlerimiz, geçmişte kendilerin söven, her türlü hakareti yapan CHP’ye mührü bastılarsa, basabildilerse bunun vicdani muhasebesini çok iyi yapmaları gerekir. Talimatla böyle bir iş yapılırsa bunu o vicdanların reddetmesi lazım.”
AK Parti’nin cumhurbaşkanı adayının kim olacağı konusunda tartışmalar ve tahminler devam ederken Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler bu konuda da ilk kez tarih verdi.
CUMHURBAŞKANI ADAYI MAYIS’TA NETLEŞECEK
Partisinin cumhurbaşkanı adayının Mayıs ayında netleşeceğinin altını çizen Başbakan Yardımcısı İşler, cumhurbaşkanlığı konusunda henüz netleşen bir yol haritasının da olmadığını dile getirdi.
Halkın doğrudan cumhurbaşkanını seçmesinden sonra sistemde sorunlar yaşanacağını sözlerine ekleyen İşler, erken seçim iddialarına da net tavır koydu: Erken seçimi gerektirecek bir durum yok.