İran’da yeni dönem: Mücteba Hamaney

ABD ve İsrail’in saldırılarında Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından İran’da gözler yeni dini liderin kim olacağına çevrilmişti. Günlerdir süren tartışmaların ardından beklenen karar geldi ve Uzmanlar Meclisi, İran’ın yeni dini liderini açıkladı. Son günlerde en güçlü aday olarak öne çıkan Mücteba Hamaney’in adı resmen ilan edilirken, bu karar ülkede ‘babadan oğula liderlik’ tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Peki İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney kim? İktidara gelişi ülke içindeki dengeleri ve savaşın seyrini nasıl etkileyebilir? İran’ı şimdi nasıl bir dönem bekliyor?

ABD ve İsrail’in saldırılarında Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından İran’da yeni dini liderin kim olacağı bir süredir tartışılıyordu.

Geçtiğimiz günlerde Uzmanlar Meclisi üyesi Ahmed Hatemi, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Ali Hamaney’in yerine geçecek ismin belirlenmesi sürecinde sona yaklaşıldığını söylemişti. Devlet televizyonuna konuşan Hatemi, “Yeni lider en kısa sürede belirlenecek, sonuca yaklaştık; ancak ülkedeki durum savaş halidir” ifadelerini kullanmıştı.

Hatemi’nin açıklamaları, ülkede güvenlik koşullarının olağanüstü seyrettiği bir dönemde liderlik sürecinin hız kazanabileceğine yönelik değerlendirmeleri de beraberinde getirmişti ve öyle de oldu. Ardından yeni liderin açıklanacağı iddiaları gündeme düştü ve sonunda İran yeni liderini belirledi: Mücteba Hamaney!SON GÜNLERDE MÜCTEBA HAMANEY İSMİ ÖN PLANA ÇIKMIŞTIAslında birkaç gün öncesine kadar New York Times’a göre en güçlü aday olarak Mücteba Hamaney öne çıkıyordu. Ancak “Mücteba Hamaney’in seçilmesi değişim arayan İranlıları öfkelendirebilir” yorumları da yapılıyordu.Tam bu tartışmalar sürerken konuyla ilgili muhalif yayın organı Iran International Mücteba Hamaney’in ülkenin yeni dini lideri olarak seçildiği iddiasını ortaya atmıştı. Uzmanlar Meclisi’nin açıkladığı Mücteba Hamaney ismiyle de bu iddiaların doğruluğu kanıtlanmış oldu.

DEVRİM MUHAFIZLARI’NIN DESTEĞİNİ ARKASINA ALABİLİRMücteba Hamaney, zaten babasının ölümü sonrası olası bir askerî yönetime dayalı geçiş senaryosunun merkezinde görülüyordu. Devrim Muhafızları’nın desteğini arkasına alması hâlinde, iktidarın fiilen askerî konseyler aracılığıyla şekillendiği bir düzenin kurulabileceği değerlendiriliyordu. Bu noktada ise akla gelen soru şu: Yeni lider Mücteba Hamaney ile süreç nasıl şekillenebilir?ÖNCEDEN TEPKİLER VARDI AMA SAVAŞ KOŞULU SÜRECİ DEĞİŞTİRDİMücteba Hamaney ismi ilk gündeme geldiğinde konuyu İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa’ya danışmıştım. Toğa, geçmişte bu sürecin çokça tartışıldığını ama şahlık dönemini andırdığı için babadan oğula geçiş ihtimalinin tepkiyle karşılandığını hatırlatmıştı. Uzman isim, “Çünkü devrim şahlığı yıktı; dolayısıyla böyle bir durum İslam Cumhuriyeti’nin ruhuna aykırı görülüyor” ifadelerini kullanmıştı.Genel olarak itirazların ideolojik zemine dayandığını da kaydeden Toğa, mevcut güvenlik ortamının ise farklı ihtimalleri gündeme getirdiğini söylemişti: “Sonuç olarak şu an bir savaş koşulu var. Böyle bir ortamda oldu bitti gibi bir durum ihtimali de çok düşük görünmüyordu.”Görünen o ki savaş koşulu herkesi Mücteba Hamaney isminde birleştirdi. Şimdi ise İran’da çok farklı bir sürecin kapısı aralandı.‘BABASININ DEVAMLILIĞINI SAĞLAYACAK BİR İSİM’Mücteba Hamaney ile dinî meşruiyet çerçevesinin korunma ihtimali yüksek gibi duruyor. Ancak akla şu sorular geliyor: Karar alma süreçleri nasıl şekillenir? Yeni bir yapı görebilir miyiz?Bu soruma Oral Toğa, “Mücteba Hamaney babasının devamlılığını sağlayacak bir figür. Babası ne çizgide duruyorsa, etrafında kimler varsa Mücteba Hamaney de aynı isimlerle devam edebilir” ifadelerini kullandı.Mücteba Hamaney’in çevresindeki kadrolara da dikkat çeken Toğa, “Mücteba Hamaney, İran-Irak Savaşı sırasında 17 yaşındayken cepheye gitti. Muhammed Resulullah Ordusu’nun Habib ibn Mazhar Taburu’nda görev yaptı. Bu taburdaki arkadaşları sonrasında Devrim Muhafızları istihbaratı ve başka özel birimlerde görev aldı. Önemli noktalara hep buradan arkadaşlarını yerleştirdi” dedi.Toğa, savaş yıllarında kurulan ilişkilerin zamanla devlet kademelerinde etkili bir dayanışma ağına dönüştüğünü belirterek, “Cephe arkadaşlığı bürokrasinin üst kademesinde kader arkadaşlığına döndü” yorumunu yaptı.